Divan edebiyatının derinliklerinde yer alan sosyal yaşam, yalnızca bir dönemin kültürel yansımalarını değil, aynı zamanda insanların günlük hayattaki mücadelelerini ve ilişkilerini de gözler önüne serer. Şairler, eserlerinde toplumsal dinamikleri işleyerek okuyucularına dönemin ruhunu aktarırken, gündelik yaşamın unsurlarını da ustaca harmanlarlar. Bu bağlamda, Divan edebiyatındaki sosyal yaşam, hem estetik hem de toplumsal bir ayna işlevi görür.
Enderunlu Hasan Yâver Divanı'nda sosyal hayat unsurları, şairin şiirlerine yansıttığı dönemin toplumsal gerçeklikleri üzerinden işlenmiştir.
Yâver, ağır bir dil kullanmamaya özen göstermiş ve aruzun hemen hemen her kalıbını kullanarak kafiyenin her çeşidine yer vermiştir. Şiirlerinde tasavvufî mefhumların yanı sıra, tekke geleneğinde yetişmemiş olmasına rağmen dinî konuları da ele almıştır.
Divanda, sosyal yaşamın çeşitli yönleri hakkında ipuçları bulunmaktadır: